More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  Dead Man's Tale...PhotosProfileFriendsBlog Tools Explore the Spaces community

Blog

    • View next 20 entriesView last 20 entries
    June 12

    Yaz geldi

    Veee tekrar yaz geldi. Küresel ısınma, küresel bunalım, küresel warcraft, küresel sınavlar bi dee küresel SEX bayramı ilan ediyorum 12 haziranı.
    January 16

    Sensizliğim Son Satırlara Döküldü

    Başımın üzerinde dönen çemberin içindeki baloncuklar
    Her patlayan baloncukla uyanmak yeniden acılara
    Artık dönme cember diye yalvarmak içtenlikle
    Durduramamak ne zamanı, ne de çemberi
    Sürekli uykuya dalmak
     
    Sürekli dönen çemberin içindeki baloncukların patlamasıyla uyanmak diyorum
    Hergün yaşamak gittiğin günün acısını tekrar ve tekrar
    Aslında bir rüyaymış herşey yeni anlıyorum
    Ölüm kadar soğuk havaya aldırmamak
     
    Kapının eşiğinde, koltuğun üzerinde, merdivenlerde hep seni görüyorum
    Sessiz çığlıklarımı kendim bile duyamadan geçen ömrüm
    Kaygılardan uzak sokaklarda biçare yaşamaya çalışıyorum
    Sen olmadan bu hayatı sürdürmeye çalışmak
     
    Başımın üzerinde dönen çemberin içindeki baloncuklar
    Artık patlamayın diye yalvarıyorum
    Kendimi kaybettiğim şu dünyada
    Gülümsemeden yaşamak
     
     
    Bugün gördüğüm bir rüya üzerine, ölen kedimi düşünerek yazdığım satırlar...
    January 01

    Happy New Year

    Herkese mutlu seneler.... Sağlık, huzur dolu, bol epicli raidli bir sene geçirmeniz dileğiyle.... Kısa tuttum bu sefer, çok hastayım çünkü, kendinize iyi bakın, sevgilerle...
     
    Animallover
     
    Happy_New_Year02                happy-new-year05
    October 16

    Turkcell'in sinir bozucu reklamları

    Erkek arkadaşını bırakıp sinemaya giden kız olsun, tirende ve yaşlı teyze yanlarında gezinen cellocan veletleri olsun, ragga oktay'ın şarkısı olsun, ispanyolca konuşulan yerde ingilizce bile konuşamayıp annesinin yarım saat ispanyolca konuşabildiği suçlu olarak başka ülkelerde aranan avrupa yakasının çaycısı olsun, hep tiksinmişimdir turkcell reklamlarından. Dünyanın en rezil reklamlar dizisinin son örneği sürekli televizyonda bağıran KARDELEEEEN AYŞEEEE reklamı oldu. Cidden hangi öğrenci öğretmenine o şekilde hitap edebilir? Ancak o reklam şöyle olsa hoşuma giderdi...
     
    -Lezbiyen Ayşeee, lezbiyen Ayşe... Napıyorsun bize söyle?
    -Bugün lezbiyen oldum ben... Cinsel kimliğimi keşfediyoruuum!!!
     
    30 yıl sonra...
     
    Menapoz Ayşeee, menapoz Ayşe... Napıyorsun bize söyle?
    -Bugün menapoz oldum ben... Sancılara veda ediyoruuuum!!!
     
     
    October 05

    Lately my life, dehydration syndroms

    As you know, i didn't write to this blog for a loooong time. Cause of fasting i had to wait 12-13 hours without water, so that takes all my appetite for writing, therefore for other things :) Also most of friends gone, some of them for school, some of them for military and business stuff. Waiting Ramadan Festifal to see them again. And the life... moving in the same circle for me... Watching lots of movies and tv series like always, also playing World of warcraft for hours as routine. A new love or girlfriend? I'm really fuckin bored about thinking what others do... So i stop being normal.. Yea, i'm still emotional, i still have feelings (no i'm not gay btw), but love or relationship in that centuary enough to hate human beings. i will continue what i used to do, so i can live(or die) with less pain or pleasure(what you call it). 
     
    Here what i watched lately and points over 5: As you know my harddisk gone, so i don't remember all the names of movies.(my harddisk was half of my memoryKafası karışmış)
     
    Heroes Season 2 E01-02(4/5 Hope they won't screw like end of season 1),
    Avrupa Yakasi E131-132-133(3/5 Not funny like first seasons anymore),
    C.R.A.Z.Y.(3/5),Cashback(4/5),Hostel 2(1/5),
     
    September 14

    Harddisk'im sizlere ömür...

    8 yıldır biriktirdiğim arşivlerim gün geçtikçe büyürken, büyük bir talihsizlik sonucu harddiskimi kaybetmiş bulunmaktayım, acım büyük, yaralı yüreğim, yeni harddisk aldım ama içi boş olduktan sonra neye yarar? Arşivimi tekrar toparlamak için yardımlarınızı bekler, hotmail'in 2gb olduğunu hatırlatırım :P Bu arada tüm resimlerimde gitmiş bulunmakta, elinde olanlar bana mail atabilirse çok sevinirim  Neyse daha fazla yüzsüzlük etmeden yazıma burda son veriyor, yardımlarınızı bekliyorum. Herkese iyi ramazanlar.
     
     
    Memo the Animallover
     
     
    August 23

    Another Birthday Gone...

     Bir yaşıma daha girdim Gülümseme İyisiyle kötüsüyle bir yılı daha atlattım şu hayatta. Bazen acı duyduğum anlar olsada, bol bol gülüp eğlendiğim anlarda çok oldu. Allah'ıma binlerce şükür, çok büyük felaketler gelmedi başıma. Umarımda gelmez. Büyüdükçe dahada biniyor insanın omuzlarına hayat yükü, yine de insan olmanın, düşünmenin farklı doğasında, kendi dünyama birşeyler katıyorum. Bu sene fotoğraf adına birşeyler kattığımı düşünüyorum, yeni yaşımda belki daha da geliştiririm, vaktim ve bütçem yettiğince. İlişkilerden iyice soğumuş, çiftlerden nefret eden yönüm dahada belirginleşti, ki artık insan ilişkilerinde kadın-erkek kavramından tiksindim. Cinsiyetsiz olarak hayatımı sürdüreceğim yeni bir dünya açmak istedim kafamda...
     
    Yakın dostlarım doğum günü olayını önemsediğimi bilirler, mümkün olduğunca kimseninkini unutmayaya özen gösterdiğim gibi, sevdiğim insanlardan aynı karşılığı beklerim. Öncelikle doğum günümü unutmayıp asker ocağından kutlayan Ademciğime,Davut'a, Harun'a, Özlem'e, İlker'e, Burak'a, Dilek'e, Dark Princess Pinar'a, Aramızdaki akdenizi silip atan Rasheed'e, Uğur'a,Selin'e, Öner'e,Onur'a, İbrahim'e,Gül'e,Zeynep'e,Veli'ye(zorla kutlattım), Tüm türk ve yabancı wow arkadaşlarıma, forum arkadaşlarıma, Kıbrıs Barya Ekibine,Askerdeki Deno'ma,Turkcell'e,Deviantart Dostlarıma,Aileme,(hatırlayıpta iş yoğunluğu olan, ulaşamayan, bilerek geç kutlayan-ki onları biliyorum-,Orjinal Burning Crusade T-shirtü için tekrar Davut'a :) çok çok teşekkür ediyorum. Umarım hayatta istediğiniz yönde akıp gider.
     
    Daha önceden bildiği ve Birthday reminder hatırlattığı halde, bana telefon edip unutan, msnde konuşup unutan, oyunda konuşup unutan,forumda bana cevap yazıp unutan,DA sayfamdan öylesine geçipte unutan, bilerek unutmuş gibi davranan, benim unutmadığım ancak beni unutan herkese sitemimi belirtmek istiyorum. Sağlıcakla kalın...
     
                                                                                            Animallover,Dignity,Memo,Ani,Kert,Kertenkelem,death_bringer...whatever...
    August 10

    Ayrılık... (DethAdams'a)

     Akşam saatiydi haberini aldığımda... Ne boğazımı yakan sigara, ne de dinlediğimiz 80'lerin hitleri ortamdaki acıyı almaya yeterli gelmiyordu... Herkes bilincindeydi aslında birdaha sabahın doğuşunu birlikte bekleyemeyeceğimizi... Ne gece gelen sarhoş adamın karısı tarafından kovulmasını görebilecektik tekrar, ne bir demlik dibinde gece muhabbetleri, ne de sabah soğunda ölümcül motorsiklet rüyası... Artık doğumgünü çılgınları olmayacaktı, polis artık kimlik sormayacaktı gece gezmelerinde, bahane de uydurmayacaktık... Üzerimizden uçaklar geçmeyecek, içinden düşecek para çantasını düşünmeyecektik... Zor günlerde, canın sıkkın olsa bile, unutamayacak tüm sıkıntıları, ufak dedikodular bile içimize gömülecekti... Eski aşklardan, aptal kızlardan, yaptığımız mixlerden, çektiğimiz resimlerden belli zaman aralığına sıkıştırmak zorunda kalacaktık... Tüm bunların elbet birgün sonu olacaktı... (inanmak istemesekte) Devletin desteğiyle bir yıl daha geriye alınmasıydı canımızı sıkan, üç ihtimalin en kötüsünü bulan insanların. Güle güle git kardeşim, hiç ısınamadığımız o askerlik denilen mekana, satırlara sığmayan milyonlarca anımızı da yanında götürmeyi unutma... Dosluk ise ruhumuzda, dönüşünde belki hiçbirşey eskisi gibi olmayacak, değişmeyecek tek şey sanırım bir ben, bir dostluğumuz, bir de benim odam olacak sanırım... Sevgilerle, Mehmet...
    July 31

    Bööö

    Geçen gün film izlerken aklıma gelen iğrenç bir espriyi paylaşayım istedim.
     
    Jessica Biel'in nesi var, iki elin sesi var Hasta  
     
    Hehe, nasıl ama
    July 19

    Teori

    Rüyayla gerçek arası sabah sıcağında aklıma ilginç bir fikir geldi. Sürekli farklı dinlerde geçen kıyamet günü olaylarını yıkacak bir fikir. Şöyle ki, eğer dünyadaki tüm insanları öldürürsek(Bilmiyorum hangi şekilde, dev bir panelle-aydan bile uzağa koymak şartıyla-güneş ışığını kesebiliriz mesela veya herkesi öldürecek bir virüs) o zaman kıyamet olayı gerçekleşemeyecek. Kıyameti yaşayacak insan olmazsa, olayın anlamıda kalmaz. Tabi dünyada bir kendinizi birde hayatta sizle birlikte olmayacak kadını-erkeği(Shakira,Bilmem nere prensesi,David Backham,Brad Pitt,Angelina Jolie vs...) bırakarak dünyanın geleceğinin ikinizin elinde olduğunu iddia etmekte var ama bunu sabah sevişkenliğine bağlıyorum.
     
    Belki de bu fikri uygulamaya başlayınca Yaratıcı dünya için bir alternative ending yapabilir. Orasını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Sonuçta kıyamet bile olmayabilirse teori de, bu hasta fikrin sahibi olurum diyordum ki, arkadaşım zaten büyük bir dünya savaşı çıkarsa kıyamet olmaz gibi teorilerin olduğunu söyledi. Kendimi zeki hissettiğim birkaç saat böylece sona erdi...
     
     
    July 08

    Küresel Isınma

    Balkanlar adında kimselerin gidemediği uzak diyarlarda çok eskiden bir büyük bir savaş yaşanmış. Bu uzun ve kanlı savaşta  Buz tanrıçası* Shiva'nın(FF4) Ateş Tanrısı Hephaistos'u (YM) yenmesinin ardından Balkan bölgesi artık buz ve soğuk havanın etkisinde kalmış. Ülkemden Balkanlara tek geçiş noktası olan karanlık portaldan bu ülkenin soğuk rüzgarları gelir, yer cinlerinin tepinmesinden oluşan sıcaklığı alır götürürmüş. Gün gelmiş Hephaistos, Ares'le işbirliği yaparak Balkanları tekrar ele geçirmek üzere ordusunu toplamaya başlamış. Orduların silah ihtiyacını  ise Batı krallıklarının kötü ortakları High King ABD ve Lady Fransa üstlenmiş. Değil buz, atomu bile parçalayan silahlara sahip olan bu kötü güçler, Balkan bölgesine tekrar saldırarak Shiva'nın ordusunu yerle bir etmişler, Shiva'nın dostu Mr.Ozon'a ise büyük ölçüde zarar vermişler. O günden sonra ülkem topraklarına Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası sıcak eser olmuş, tepinen yer cinlerinin bir kısmı seçim arabalarının altında ezilse de,savaştan dolayı Mr.Ozon'un güneş ısısını emen aurası eskisi kadar etkiliği olamadığı için ülkem toprakları ısınmış, ısınmış, kavrulmuş. Zincirin halkaları bir bir kırılmış, Su Tanrısı Enki(SM) buhar olup göklerde süzülmüş, Bereket Tanrısı Priapos'un(YM) kendine hayrı kalmamış. Bu olanlara bir dur demek için toplanan bir grup kendine gönüllü diyen, grup öncüsünün High King ABD olduğunu bilmeden, onun öncülüğünde uzak diyarlarda bağırmış, çağırmış, konserler vermiş, yer cinleri gibi tepinmiş, toprağı daha çok ısıttığından habersiz. Bize ise cam küreden olanları izleyip, bunaltıcı sıcaklarda gam keder içinde oturmak kalmış...
     
     
    FF4 - Final Fantasy 4
    YM - Yunan Mitolojisi
    SM - Sümer Mitolojisi
    * - Kuzey(Nors) Mitolojisinde buz tanrıçası Freya olarak geçiyor ama ben Shiva'yı daha çok beğeniyorum :)
     
    Bu sıcaklarda ancak bu kadar uyduruluyor... Sevgilerle.... Memo :)
    June 11

    Yine yeniden...

    Sevgili Microsoft'un yanlışlıkla space'mi silmesi, ve şikayetim sonrası özür dileyerek 3 hafta sonunda geri getirmesi nedeniyle bir süredir siz okuyucularımdan uzak kaldım  Neyse tekrar geri döndüğüme göre, o dönemde izlediğim film yorumlarını ve yazılarımı en kısa sürede eklemeye çalışacağım. Resim çalışmalarım için deviantart'ı kullandığımdan dolayı buraya fazla yükleme yapmıyorum. Yeni çalışmalarımı bir süre sonra orada yayınlayacağım. Malum finaller vardı, fazla birşey çıkaramadım :) Neyse, hepinizi özledim, öpüyorum, sağlıcakla kalın...
    April 10

    Friends S1-S10

    İzlediğim 240 bölüm içerisinde bir tane bile gülmediğim, eğlenmediğim bölüm yok. 10 sezon boyunca tutarlı bir şekilde eğlenceli olmayı başarabilen nadir dizilerden. Karakterlerin gelişim süreci, arada eski bölümlerden flashback'ler... Defalarca izleyebilirim her bölümü. Scrubs 5. sezona mükemmel giderken, 5. ve 6. sezon bana o kadar keyif vermemişti, ancak Friends, ahh 10 yıl boyunca insanları güldürmeye devam etti. Herkes böyle bir arkadaş grubunun olmasını ister, ben bu konuda kendime şanslı hissediyorum, çünkü öyle bir gruba(hatta gruplara) sahibim. İyi ki varsınız dostlarım.
    March 08

    Diriliş(Gizli kalmış dünyama)

    Karanlık geceden güneşin doğduğu yöne doğru hızlı adımlarla çıkmıştı yola.... Siyahın turuncuya dönüşümü, tenine değip geçen serinlik kadar yumuşaktı... Sokak lambaları sanki onun aydınlığını takip edercesine geçtiği yollarda birer birer sönüyor, üzerini saran beyaz tül hassas tenine sürtünüp uzaklara doğru uçmaya başlıyordu... Çocuk ıslıklarına karışan kuş sesleri içinde uzun yürüşüne devam etti..
     
    Artık yürümüyor, adeta uçuyordu... Hızlı ayak hareketlerinin yerini arabanın camına yansıyan ağaç gölgeleri almıştı.. Daha uzağa odaklanan gözlerinin önüne uzun kirpikleri çizgiler oluşturuyor, hep gitmek istediği yerlere biraz daha yaklaşmanın heyecağını küçük yüreğinin daha
    hızlı çarpmasına neden oluyodu...
     
    Ait olmadığı bu yeni şehri sanki hep orada yaşamışçasına benimsemişti... Narin kollarına asılı sepetini meyveyle doldururken, manav ona geçmişteki zorluklardan kurtulduğunu müjdelercesine neşeyle gülümsüyordu... Küçük ama kendisinin olan  eve doğru her adımda mor atkısı onunla birlikte zıplıyor, kuşlar etrafında daireler çizerek yol gösteriyordu... Hafif bir müzik, yumuşak bir sofa, elinde içeceği, dünyanın acı haberleri yerine eğlenceli klipler gösteren televizyonun görüntüleri arasına karışıyordu yansıması, uzaklardan gelen kelebek haberlerini fısıldıyordu gelecek güzel günlerin...
     
    Özlenecek hiçbir resim, hiçbir hatıra, hiçbir insan kalmamıştı geriye... Ne o soğuk oda, ne bakmak zorunda olduğu hasta annesi, ne ilaç kokusu, ne de bileğindeki sargılar... Uzun saçlarını toplayan tokasıyla, dik duruşuyla, yeni bir peri kucaklıyordu hayatı en güçlü dallarından...
    March 05

    Saz Arkadaşları...

    Canım guildim için yaptığım küçük bir video...  iyi seyirler...
     
     
    Not: Sayfada bir süre bekleyince "Loading file info. Please wait..." yazan yerde "Download File" çıkacak... Oraya tıklayarak videoyu indirebilirsiniz....
    March 02

    Yağmur

    Günler geçti.. aralıksız yağıyor... Hem damla biraz sen, biraz ben...
    Bırakmıyor hayalin beni... sesim gitmiyor belki uzaklara... kalbimin gittiği kadar...
    Duyduğun kadar seviyorum seni sanıyorsun ya... hiç işitmediğin kadar çok seviyorum...
     
    February 20

    Happy Birthday

    Şubat ayında birçok arkadaşımın doğumgünü geldi ve geçti... Gönül isterdi herkes için buraya yazılar yazayım.. Bekleyeniniz, hatta hatırlatanınız oldu. Ara tatil ve yoğun tempo nedeniyle bilgisayar başında fazla vakit geçiremedim. Bu kadar çok Kova burcunda arkadaşımın olması beni düşündürdü aslında, belki Aslan ve Kova birbirine uyum sağlayan burçlar.  Hepinize mutluluk dolu seneler diliyorum, yeni yaşınızı mutlu ve huzurlu geçirmeniz dileğiyle.  Belki unuttuğum çıkabilir diyerekten tek tek isim yazmayacağım :)
     
    Happy birthday to all my friends which was born in February :) Best wishes, Animallover
    December 31

    Marry Christmas

    Yılbaşına özel space'i solgun gri tonlarından kurtarıyorum. Yeni yıl hepimize bol bol cips, bira, download, gezmek-tozmak, arkadaşlarla geçirilen daha çok vakitler getirsin, ayrılıklar olmasın. Hepinizi seviyorum, inekli bir yılbaşı diliyorum, möööö
    December 25

    Lost S1 to S316 (spoiler içerir)

    Lost sezon 1'i bitirdim sonunda. Aklıma takılan sorular:
    1-Bunlar adada 45 kişiyiz diyor, görebildiğimiz anca 14 kişi: Jack,Lock,Kate,Kardeşler,Şişman çocuk,zenci ve oğlu,hamile kız ve charlie, bi de koreli çift,sayid,zenci kadın. Başka birisi görünürse, bilin ki o bölüm sonunda o ölüyor.
    2- Bu 45 kişi tuvalete nereye gidiyor, bir kişinin bile gittiğini görmedim. Hayır günde 1 kere yapsalar, 40 gün geçti, 40x45=1800 eder, adada kokudan durulmaz.
    3-Hamile kadının sadece karnı şişiyor, nasıl fiziktir, hiç öyle hamile görmedim, ne göğüs var, ne kalça.. Doğurduktan 1 saat sonra sanki hiç hamile kalmamış gibi eski haline dönüyor...
    4-Uçağın yarısı suçlu, ne namussuz milletmiş :)
    5-Kadınlar ped ihtiyacını nerden karşılıyor?
    6-Önceki yaşamında hergün sevişen adamlar, adaya düşüyor, daha kimseden bir atraksiyon göremedik, zaman ve kaygı desek, bu adamlar adada golf bile oynadılar.
    7-Kate gibi kızı düşman başına vermesin Allah, güzellik her zaman yetmiyor.
     
    Lost'a genel bi bakış yapacak olursak, sezon 3'ün çok yavaş ilerleyen 6 bölümü ve araya giren 3 aylık boşluk, izleyici kaybetmesine yol açtı. İkinci sezonda adanın diğer tarafında, uçağın arka bölümündeki insanların kampa katılması, ve hepsinin ölmesi(Zenci kadının kocası hariç) ilk başta kafamı kurcalasa da, arkadaşımın dediği gibi, insanlar adada ölmeden önce hidayete ermeleri -adaya düşmeden önceki hayatlarında kafalarını kurcalayan sorulara yanıt bulmaları- oradaki insanların tesadüf eseri orada bulunmadıklarına bir işaret.
     
    İlk sezondanda kafamızı kurcalayan ormanın içinde insanları öldüren siyah dumanımsı yaratık gizemini koruyor. Dharma bakalım buna nasıl bir açıklama getirecek. Hugo'nun şizofren kişiliği, Mr.Eko'nun kardeşiyle olan davası, Ana Lucia'nın bebeğini kaybetmiş olmasından gelen sert doğası, bize herkesin geçmişinde kalmış, ve kafalarından bir şekilde silmeye çalıştıkları olayları ada sayesinde çözüme ulaştırmaları, karakterleri daha çok tanımamıza yol açarken, o karakterin bir anda diziden çıkmaları, "neden izledik ki şimdi biz bunu" sorusunu da beraberinde getiriyor.
     
    Others dediğimiz Dharma ekibinin, nasıl beslediği, elektriği nerden aldığı, takma sakallar, adaya bu uçak düşmese, halen orda neden bulundukları, irlandalı askerimizi arayan kızımızın manyetik bir patlamadan sevgilisini bulacağını bilmesi ki bence o kızın babasının Dharma ile bir bağlantısı var, patlama sonrası bazı güçlerin ortaya çıkması gelecek bölümleri merakla beklememe yol açtı. 6 sezona uzatılacak olan dizinin, vazgeçilip 5 sezona düşürülmesi (2008 ekim ayına kadar) beni sevindirdi. Her hafta yeni bölümü beklemekse işkenceden farksız olacak. Bakalım önümüzdeki bölümlerde bizi neler bekliyor.
     
    3.Sezonun Others'la ilgili olması kafamızdaki sorulara bir nebzede olsa cevap bulmamızı sağlarken, bir o kadarda yeni sorular eklememize neden oldu. Juliet'in geçmişini görsek bile halen iyi mi kötü mü olduğuna karar verebilmiş değilim, geçmişinde kafama takılan sorular var. Mesela kocasıyla neden boşandı, bu deneyleri bilim için mi yapıyordu, yoksa kızkardeşine yardım için mi, kızkardeşi aslında erkek mi :S gibi... Ada halen gizemini koruyor, iyileştirme gücü yanında, yoketme gücünede sahip, yoksa bunların hepsi Ben'in bir oyunu mu? Ben kim, neden orda, gerçekten Dharma'dan birisi mi, umarım tüm bunlar önümüzdeki bölümlerde ortaya çıkar, yoksa çok sıkıntılı bir yaz geçireceğiz gibi geliyor.Sun'ın bebeği kimden, ya da elmas kaçakcıları beni çok ilgilendirmiyor artık, tamamen Others'ın amacına ve Ben'e yoğunlaşmış durumdayım. Uçakta namuslu insan sayısının az olduğuna dikkat çekmiştim, bu teorinin sebebi ortaya çıkacak gibi. Uçağın yolcu listesi önceden belli olabilir, tabi düşeceği de... Black Smoke'ı ben'in yönettiği artık kesin gibi birşey, ve insanların o kötü anılarının adada nasıl bir bir canlandığı, Ben'in flashback bölümünde umarım bu Black Smoke açığa çıkacak. Jack & Juliet yakınlaşması, Kate & Sawyer birlikteliğini garantilemiş gibi duruyor. Kate'in artık Jack'e döneceğini sanmam. 17. bölümde Sawyer & Locke arası birşeyler yaşanıyor, kulağıma gelen fısıltılara göre Lock'un babası Sawyer'ın annesini kandırıp, babasının katil olmasına ve intihar etmesine sebep olan kişi olabilir. Umarım dizi bitmeden Jack ve Claire kardeş olduklarını öğrenirler ve Sawyer tekrar lakap takmaya başlar, Kate'e frecles demesini özledim :)
     
    4 8 15 16 23 42
    December 23

    M.T.'den günün sözü

    Random hearts can fall in love,but planned hearts can only dream about sex.